Fzt Ezgi Acem Logo Fzt. Ezgi ACEM
Genel

Fizyoterapist Gözüyle: Çocuklarda Tekrarlayan Hareketler ve Stres

⏱ 2 dk okuma
Fizyoterapist Gözüyle: Çocuklarda Tekrarlayan Hareketler ve Stres

Herkese tekrar merhaba! Bu sefer arayı fazla soğutmadan, tecrübelerimi paylaşmaya devam ediyorum. 😊

Bu hafta üzerinde durmak istediğim konu: tekrarlayıcı (stereotipik) hareketler. Otizmde ya da bazı nörogelişimsel farklılıklarda sıkça gördüğümüz bu hareketlere birkaç örnekle başlayalım: Çocuğun durmadan zıplaması, ellerini çırpması, elini sürekli ağzına götürmesi gibi...

Şunu hemen netleştirelim; bu hareketleri yapan her çocukta illaki otizm veya gelişimsel bir problem olduğunu söylemek doğru olmayabilir. Toplum olarak çocukların "tipik" hareketler sergilemesini o kadar önemsiyoruz ki, farklılıklara adeta "öcü" gibi bakıyoruz. "Hayır kardeşim, bunun düzelmesi lazım!" veya "Çocuk bunu yapıyorsa sıkıntı vardır" gibi yargılayıcı cümlelere girmeyeceğim. Çünkü böyle dersem; sizlerin de çok stres olduğunuzda tırnaklarınızı yemenize, sigara içmenize veya ayağınızı durmadan sallamanıza da laf etmem gerekir. 😊

Stres Fırtınalarına Verilen Doğal Bir Cevap

Biz yetişkinlerin gün içinde karşılaştığı stres fırtınalarına verdiği tepkiler nasıl normal karşılanıyorsa; çocuklardaki stereotipik hareketler de aslında onların stres cevabıdır. Artık bunu anlamamız gerekiyor. 😊

Peki, asıl önemsememiz gereken yer neresi? Tecrübelerime dayanarak şunu söyleyebilirim: Regülasyon (kendini düzenleme) her zaman birinci önceliğimiz olmalı. Çocuk, duyusal olarak çevreden aldığı bilgileri doğru yorumlayamıyor olabilir. Örneğin; gürültü veya görsel karmaşa onun için bizden çok daha rahatsız edici olabilir. Bu durum çocuğu yabancı ve güvensiz bir ortamda hissettirerek ortama adapte olmasını zorlaştırır. İşte stereotipik hareketler, tam da bu noktada bir savunma mekanizması olarak ortaya çıkar.

Neden Bastırmak Çözüm Değil?

Bazı çalışmalar, stereotipik hareketleri bastırmanın uzun vadede etkili olmadığını gösteriyor. Bunu şöyle düşünebilirsiniz: Çocuk oda içinde bu hareketleri yaparken bir şekilde engellense bile, sosyal bir çevreye girdiğinde ve stres seviyesi arttığında bu hareketler tekrar baş gösterir.

Bu nedenle, bu hareketleri sadece durdurmaya çalışmak yerine; sinir sistemini daha iyi düzenleyebileceği yöntemler denemek çok daha kıymetlidir. Bu sayede çocuğun sosyal deneyimini, problem çözme kapasitesini ve öz-regülasyon becerisini artırabiliriz.

Duyu Bütünlemenin Rolü

Duyu bütünleme temelli terapiler, çocuğun sinir sistemine organize ve anlamlı deneyimler sunar. Bu deneyimler; çocuğun sosyal çevrede tecrübe edinmesine, sorunları kendi başına çözmesine ve stres seviyesini kontrol etmesine yardımcı olur.

Özetle:

Stereotipik hareketler yalnızca "engellenmesi gereken davranışlar" değildir. Çoğu zaman bu hareketler, çocuğun sinir sisteminin çevreyle başa çıkma ve kendini düzenleme çabasıdır.

Sevgili aileler; çocuğunuzun bu davranışlarını anlamaya çalışmak, duyusal ihtiyaçlarını değerlendirmek ve sinir sistemini destekleyen terapötik yaklaşımlara odaklanmak, çok daha bütüncül ve etkili bir çözüm yaratacaktır.

Sevgiler,
Fzt. Ezgi ACEM

Bu yazıyı beğendiniz mi?

Çocuğunuzun gelişimi ve fizyoterapi hakkında faydalı bilgiler için bültenimize katılın. Spam yok, sadece bilgi!

İstediğiniz zaman tek tıkla abonelikten çıkabilirsiniz.